Kadın olmak zor, çok zor… Hem fiziksel, hem ruhsal, hem duygusal açılardan. Küçükken adamakıllı dışarda oynayamazsın bile, her istediğini yapamazsın. “Sen kızsın, ayıptır.” lafını duyarsın binbir kez. Evine misafir gelir, senin ilgilenmen beklenir. Erkek ne yapsa veyahut ne yapmasa, sıkıntı olmaz. Fakat senin yaptığın en ufak bi hareket büyük kusur olur. Okula gider gelirsin, erkek çantasını eve attığı gibi soluğu top oynamada alır, kimi zavallı kızcağızlar da ev işlerine koştururlar. Tabi ya, anaları da kadın… Onca evin, çocuğun yükünü onlar nasıl tek başına taşısın, kızlarından medet umarlar çaresiz. Sonra büyürler tabi. Kimi kızlarımızın babaları, “Kızımız artık büyüdü, evlilik çağına geldi. Erkeklerle birlikte okula gitmesi ayıptır.” deyip yollamazlar okula bir daha. Zavallım da evinde evleneceği günü bekleyerek günlerini doldurmaya çalışır. Hadi evleneceği gün geldi diyelim, kocasının evinde de rahata ereceği belli mi? Karın tokluğuna gece gündüz çalışan işçiler gibi. Ne gönlünce giyinebilir, ne gezebilir, ne uyuyabilir rahatça. Çocuk sahibi oldu mu, çocuklarıyla avunur artık. Ama çocukları da aynı yetiştirilme tarzıyla devam eder. Velhasılıkelam, bu döngü böyle sürer gider.
Kadınlar istedikleri gibi yaşayamıyorlar, kimilerinin ömrü hapis hayatıyla geçiyor. Yalnız bununla da kalmıyor ki. Bir de kalkmış, böyle bir hayatı bile çok görüp ellerinden alıyorlar. Bence bir kadına ömür boyu çile çektirmek de bir cinayet. Ama bir insanın hayatına son vermek bambaşka bir şey. Bunu yapıp da hala nasıl nefes alabiliyorsunuz? Nasıl gözünüze uyku giriyor? İnsanların yüzüne nasıl bakabiliyorsunuz? Döktüğünüz kanlarda boğulup, öldürdüğünüz kadınlara, ailelerine verdiğiniz acının kat kat fazlasını yaşarsınız umarım.
Konuşmakla olmuyor ki. Bitmiyor bu olaylar. Her şeyden önce şu şiddete meyilli erkeklerin hasta psikolojisini bi düzeltmek gerek. Şiddet içerikli diziler yasaklansın. İnsanların bilinçaltına şiddeti aşılayan ne varsa hepsi yasaklansın. Erkeklere çocukluktan itibaren kadına değer vermek öğretilsin, ailelere bununla ilgili eğitimler verilsin. Bunda anne babaya çok büyük roller düşüyor. Ve çocuk sahibi olmak isteyen anne babalara psikolojik testler yapılsın. Psikolojisi sağlam olmayan insanlar çocuk sahibi olamasın. Çocuk sahibi olmak istiyorlarsa bi tedavi sürecinden geçip, psikolojilerini iyileştirip çocuk sahibi olsunlar. Belki bu şekilde nüfusumuz azalır, ama ruh sağlığı daha sağlam nesiller yetişir.
Ayrıca ben kadına şiddet, kadın cinayetleri gibi önemli derecede hassas durumların sürekli medyada konuşulması taraftarı değilim. İcraat yoksa eğer bu tarz olayları konuşmak, bu olayları meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Evet, bu yazımda ben de konuşmuş oldum bunu ne yazık ki. Ama bir şeyleri iyi niyetle düzeltmeye çalışırken daha fazla bozmayalım diye yazdım bunu. En iyi nasıl mücadele edebilirsiniz biliyor musunuz? Çocuğunuz, yeğeniniz, kardeşiniz veya öğrencileriniz, çevrenizde küçük çocuk varsa eğer, onlara iyiyi, güzeli, insan sevgisini aşılamaya çalışın. Çevrenizdeki ailelerde kusurlu bir davranış gördünüz mü, onlara doğru yolu göstermeye çalışın. Önce çevremizden başlayalım, böyle böyle yayılacak güzellikler… Böyle böyle yayılacak insanlık…